20101219

Müdür Kafası!

İşte yıl 2009. Mayıs ayında sıcağın altında ölüyoruz. Demet Akalın'dır, Serdar Ortaç'dır koşturup duruyoruz o hareketlerle. İçimizden lan şurda bir Radiohead, bir Placebo, bir Stone Sour çalsa da kendimize gelsek, sıcağı unutsak diyoruz.
Ve o "gaz güdenler" diye beceriksizleri aşağılayan kadın "Mola!" diye çığırıyor. Kısa bir sevinç.
Stada yakın ya, Kipa'ya doğru yol alıyoruz. Yemektir, bilmem nedir. Ve dondurma reyonunda o manzarayla karşılaşıyoruz. Cornetto Aşkına Kaka... Yıkılıyoruz tabi, direk fotoğraf çekme faslı. Ketçaplar, zeytinyağları. (Tabi bu bölümü Çağla'dan başka kimse anlayamayacak.)
Msn konuşmaları. Corey, Brian hayalleri. Hayvan gibi güldüğümüz zamanlar.
Takipler. Hani şu eczane ararken aslında bakkala dönüşen, çaktırmayalım derken iyice berbat ettiğimiz ve tekrar hayvan gibi güldüğümüz zamanlar.
Yağmurlu bir gün. Uzun zaman buluşamamanın ardından yağmura katlanıp her türlü kötü şartlara rağmen buluşmamız. Özledik ya, dinlemeyiz hiçbir şey. Diyorum ya biz dostluğun en saf hallerinden seçmişiz bu mükemmelliği. Ve bir anda anlıyor insan, bu inanılmaz insanın hiç kaybedilmeyecek bir dost olduğunu.
Ne güzel zamanlar geçti.
Daha da geçicek. Hayallerimiz var.
Gerçekleştirilmeyi bekleyen. Sabırsızlanan.
O yüzden demeliyim ki;
İyi ki doğmuşsun işte Müdür.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder