20110522

-Gece 03.23 olmuş, uykusuzluğumla başbaşa kalmış Jeff Buckley dinliyoruz. Hemde Last Goodbye. Winamp'ta da tek o var. Kis miii, pıliiğz kis mii diye söylenirken burada abimin uyanma olasılığını düşündüm. Sanırım sıfır.
-Bugün erken kalktım birde. Akşam üzeri de uyumadım. Kapalı gözlerle bir türlü sonu gelmeyen yuvarlanmalar. Ne bu uykusuzluk anlamıyorum ki. Dönüp duracağıma Fable-The Lost Chapters oynarım dedim de o da sarmadı. Bu ara bilgisayar oyunlarına sardım iyice. Millete en sevdiği bilgisayar oyunlarını sorup onları oynuyorum. Hani böyle de iyiyim de, fazlası zarar bana.
-Eskisi kadar film izlemeyide bırakmışım farkında olmadan. Nerede o yatağa kurulup, cipsimi, kolamı ve fıstık ezmemi yanıma alıp, telefonu kapatıp ardarda 2-3 film izlediğim günler. Şimdi düşününce bokunu çıkartmışım ama hala izleyebilirim. Artık fonda Massive Attack var. İyice kendimden geçmişim.
-Böyle bir şey yapasım var ama ne yapasım var bilmiyorum. Belki de hiçbir şey yapasım yok sadece uyumak istiyorum ama o da olmuyor. Nutkum tutulmuş sanki yazmaya karşı, zorla geliyor aklıma kelimeler. Saat 03.48 olmuş, 25 dakikadır çok boşum. Yarının planını yaptım, ne giyeceğimi bile düşündüm, o derece.
-Yazın ki buluşmayı düşündüm. Ulaştığımız zaman pespektifimiz oynayacak yerinden. Hayaller, hayaller, hayaller, hayal.
-Bir Tat Bir Doku serisine başladım. Kaç yıl olmuş çekileli, görüntü bok gibi. Cem Yılmaz desen 10-20 santimlik ayakkabıları giymiş yine. Çok severim aslında bu adamı. İyidir Cem ama ben değilim. İnanılmaz saçmalıyorum.
-Film izlemeye karar verdim şimdi de uykum gelir belki. Hereafter. Umarım güzelsindir. Oha saat ne zaman 04.07 oldu!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder